GÜNCEL
Giriş Tarihi : 08-01-2021 21:47   Güncelleme : 08-01-2021 22:37

Bakırköy Belediyesinde İmzalanmayan TİS ve işçiye ücretsiz izin tehdidi

İstanbul Bakırköy Belediyesinde çalışan yaklaşık 1200 işçi toplu sözleşme imzalayamıyor. İşçiler belediye yönetiminin şubeyi tanımayan tavrıyla ve ücretsiz izin dayatmasıyla karşı karşıya.

Bakırköy Belediyesinde İmzalanmayan TİS ve işçiye ücretsiz izin tehdidi

KHK ile belediye firmalarına geçirilen ve Yüksek Hakem Kurulu tarafından bağıtlanan protokolüyle 2 yıl % 4’lük zamma mahkum edilen İstanbul Bakırköy Belediyesinde çalışan yaklaşık 1200 işçi toplu protokol imzalayamıyor. 2018’den bu yana belediye şirketlerinin değişmesi ve belediye yönetiminin açtığı yetki itiraz davaları ile sürecin uzadığını belirten Genel-İş üyesi işçiler şimdi de belediye yönetiminin şubeyi tanımayan tavrıyla ve bedava dağıttığı izin dayatmasıyla karşı karşıya olduklarını ifade ediyor.

Kadrolu işçilerle aynı işi yapmalarına rağmen düşük ücret aldıklarını ve ücretlerinin devamlı eridiğini dile getiren bir işçi, “Belediyedeki taşeron işçiler, belediyelere değil, belediye firmalarına alındı. Yani hâlâ kamu işçisi sayılmıyordu. Asgari ücret farkı yansıtılmadığı için ücretleri her sene eridikçe eridi. Son iki senede kayıp % 30 oldu” ifadelerini kullandı. Belediye işçisi Genel-İş Avrupa Yakası 2 No’lu Şube’de örgütlenen taşeron işçilerin durumuna dikkat çekti: “Tam sendikalar arası yetki kavgası bitti, işçi hakkını alacak derken; belediye şirketi BYUAŞ sahneye çıktı. İşçilerin kamu işçisi değil şirket işçisi olduğunu söyleyerek yetki itiraz davası açtı. Bu boşluktan faydalanan belediye yönetimi de çıkarını kovaladı. Başladı bedava dağıttığı izin, kısa çalışma, yatmayan sigortalar...”

“BİR MUTABAKATA VARDILAR AMA...”
28 Ağustos 2020’de Bakırköy Belediyesi bünyesinde çalışan Tüm Bel-Sen üyesi emekçilerin başlatmış olduğu TİS eyleminden kısa bir zaman sonra belediye şirketi BYUAŞ iki belediye işçisini “Mesai saatlerinde eylemlere katıldıkları, iş arkadaşlarının sağlığını riske attıkları” gerekçesi ile işten attı. Genel-İş üyesi işçiler bunun sonrasında işten atılan işçilerin geri alınması talebi ile Bakırköy’de eylemlere başladı. Ancak sonrasında eylemler devam etmedi. Eylem sürecini ve sonrasındaki gelişmeleri anlatan Bakırköy Belediyesi işçisi, “Genel merkez yöneticileri sürece müdahale etti. Şube yöneticilerini bile dahil etmeden Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu ile görüşmelere başladılar. Bir mutabakata vardılar ama varılan mutabakatta, ne atılan işçilerin geri alınacağına ne de toplu protokolye dair net bir söz alınmadı” dedi.
“BELEDİYE KARIŞIKLIĞI FIRSATA ÇEVİRDİ”
Tüm bunlar yaşanırken Bakırköy Belediyesi bünyesinde çalışan protokolli işçilerin problemleri katlanarak devam etti. Haksızlıkların en yoğun yaşandığı pandemi sürecinde, kadrolu işçiler çalışmadığı günlerde idari izinli sayılırken protokolli işçiler bedava dağıttığı izne gönderildi. Bu nedenle işçilerin SGK primleri ödenmedi. Yine bu dönemde protokolli işçiler kısa çalışma ödeneği ile geçinmek mecburiyetinde kaldı. Bakırköy Belediyesi bünyesinde çalışan diğer bir işçi de “Kadrolu işçi idari izinli sayılırken protokolli işçi bedava dağıttığı izne gönderiliyor. Belediye yönetimi birikmiş borcunu işçileri bedava dağıttığı izne çıkararak ödemeye çalışıyor. Patronlara ihale adı altında milyonlarca lira aktaran belediyenin iş işçisine gelince topu belediye şirketine atması işçinin aklıyla alay etmek demektir. Sendika çekişmelerini işçiler arasındaki iç karışıklığı fırsat bilen belediye yönetimi hergün sömürünün yeni bir boyutuyla karşımıza çıkıyor” ifadelerini kullandı.

KADROLU İŞÇİYE DE ÜCRETSİZ İZİN TEHDİDİ
400’e yakın protokolli işçinin bedava dağıttığı izin uygulaması ile mağdur edildiği Bakırköy Belediyesinde kadrolu işçiler için de aynı tehdit söz konusu. Bakırköy Belediyesi bünyesinde çalışan kadrolu işçilerin üyesi olduğu Belediye-İş 2 No’lu Şube Başkanı Erol Özdemir, “Başka hiçbir yerde örneğini görmediğimiz bir şey. Belediyeler alınan vergilerle hizmet üreten kurumlardır, hizmeti üreten işçilerin haklarına, emeğinin karşılığına göz dikilmemelidir” ifadelerini kullandı. Sözleşmeli işçiler gibi kadrolu işçilerin de toplu protokol yapamadığını belirten Erol Özdemir, “Genel-İş Sendikası çoğunluğumuza itiraz etmiş durumda, bu nedenle mahkeme hâlâ devam ediyor. Mahkeme sonuçlanmadan protokol yapamıyoruz” dedi. Sendikalar arası çekişmenin işçilere etkisini sorduğumuz Erol Özdemir, “İşveren mahkeme süreçlerinden, çekişmelerden faydalanıyor, baskıları arttırıyor. Kadrolu işçiye bedava dağıttığı izin gibi tekliflerle gelebiliyor. Sendikaların bugün en basit tabiriyle işçiler evlerine bir lokma daha ekmek götürebilmesi için mücadele etmesi gerekmektedir. İşçinin A sendikasından B sendikasından olduğuna bakmamak lazım. Bugün işveren hepsini aynı ağır şartlarda çalıştırmak istiyor” ifadelerini kullandı.