GÜNCEL
Giriş Tarihi : 30-11-2021 07:23   Güncelleme : 30-11-2021 07:37

İşçiler asgari ücret pazarlığında sınırlarını belirledi

Türk-İş Başkanı Atalay, asgari ücrette yüzde 36.2’lik yeniden değerleme oranının altında bir zam teklifinin masaya getirilmemesini istedi.

İşçiler asgari ücret pazarlığında sınırlarını belirledi

Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, yarın başlayacak asgari ücret görüşmeleri öncesinde işçinin beklentisini “alt çizgi” formülüyle açıkladı.

Başkan Atalay, hükümetten TÜİK'in açıkladığı Yeniden Değerleme Oranı'nın (YDO) üstünde bir zam beklediklerini söyledi. Türk-İş'in istediği yüzde 36.2'lik yeniden değerleme oranının dikkate alınması halinde, halen 2825 lira olan asgari ücret için pazarlık masasına 3850 liranın üstünde bir rakamın sunulması gerekmektedir.

Başkan Ergün Atalay, TÜİK'in yüzde 20'ler civarındaki tüketici enflasyonunun masada ciddiye bile alınamayacağını, toplumumuzun geniş kesimlerinin tebessümle karşılayacağı bir rakamın peşinde olduklarını söyledi. Atalay, “Yüzde 36.2'lik yeniden değerleme oranı gerçek enflasyona kısmen de olsa daha yakın. Bizim kafamızda elbette ki bir rakam var ve onu talep edeceğiz. Ancak hükümet de masaya yeniden değerleme oranının altında bir zam teklifiyle gelmemeli” dedi.

45 YILIN EN ÖNEMLİ ÜCRETİ

Ergün Atalay, fotoğrafı enflasyonla çarşı-pazardaki aşırı yüksek fiyatların örtüşmediğini, hemen hergün iğneden ipliğe yeni yeni zamların geldiğini ifade etti. Açıklanacak asgari ücretin hayat pahalılığı sebebiyle 45 senenin en önemli asgari ücreti olacağını belirten Başkan Atalay, “Geçmişe bakıyorum söz gelimi rahmetli Erbakan döneminde enflasyon yüzde 87 imiş, o dönem asgari ücrete yüzde 106 zam almışız. Bugün gerçek hayat pahalılığı can yakıcı seviyelerde. Zamlar karşısında asgari ücretliyi, sabit gelirliyi korumaktan başka çaremiz yok. Aksi halde insanlar evini nasıl geçindirecek?” dedi.

BİZİ SAVUN BE ABİ!

Ergün Atalay, asgari ücretli üyesi olmadığı için Türk-İş'in komisyonda işçiyi temsil edemeyeceğine ilişkin tartışmalara da yanıt verdi. Atalay, “Örgütlü örgütsüz fark etmez bütün işçilerin, fakirin fukaranın hakkını komisyonda ben savunacağım. Üstlendiğim görevin ağırlığını biliyorum. Bir işçi tartışmaları duymuş, ‘Benim sendikaya üye olma şansım yok ki, bizi savun be abi!' diye mektup yazmış. O mektup cebimde. Pazarlık sırasında da hep yanımda olacak. İşçinin sofrasına ilave bir dilim ekmek, bir zeytin fazla koyabilir miyiz, bütün çabamız bu” dedi.