GÜNCEL
Giriş Tarihi : 23-11-2021 11:02   Güncelleme : 23-11-2021 11:02

Öz Sağlık İş Sendikasının 500 TL Yardım Açıklamasına Hukuk Görüşü Geldi

Öz Sağlık İş Sendikasının aldığı karar doğrultusunda üyelerine 500 TL bayram harçlığı verileceği duyurulmuştu. Fakat konu hakkında analiz yapan Avukat Levent Atabay, Anayasa maddeleri üzerinden bu harçlığın verilip verilmeyeceği ile ilgili bir rapor yayınladı.

Öz Sağlık İş Sendikasının 500 TL Yardım Açıklamasına Hukuk Görüşü Geldi

 Öz Sağlık İş Sendikasının aldığı karar doğrultusunda üyelerine 500 TL bayram harçlığı verileceği duyurulmuştu. Fakat konu hakkında analiz yapan Avukat Levent Atabay, Anayasa maddeleri üzerinden bu harçlığın verilip verilmeyeceği ile ilgili bir rapor yayınladı. Yayınlanan raporda: tüzüklerinde yer alan konularda serbestçe faaliyette bulunabileceği, üyelerinin teknik ve mesleki eğitimi ve tecrübelerini artırmak için eğitim harcamaları yapabileceği, faaliyetlerinden yararlanmada üyeleri arasında eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasaklarına uymakla yükümlü olduğu, gelirlerini kanun ve tüzüklerinde gösterilen faaliyetleri dışında kullanamayacağı ve bağışlayamayacağı, grev ve lokavt süresince tüzüklerine göre üyelerine yapacakları yardımlar ile eğitim amaçlı yardımları haricinde elde ettikleri gelirleri üyeleri ve mensupları arasında dağıtamayacağını dile getiren Atabay'ın raporu: Soru: Sendika, üyelerine 500 TL seyyanen yardım yapabilir mi? Cevap: Anayasa'nın 2. maddesinde; "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir." 10. maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. … Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” 51. maddesinde; "Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz. Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir. Sendika kurma hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir. İşçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak kanunla düzenlenir. Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı olamaz." 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 2. maddesinde; "Bu Kanunun uygulanmasında; ... g) Kuruluş: Sendika ve konfederasyonları, ğ) Sendika: İşçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için en az yedi işçi veya işverenin bir araya gelerek bir işkolunda faaliyette bulunmak üzere oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşları, ... ifade eder." 26. maddesinde; “(1) Kuruluşlar, tüzüklerinde yer alan konularda serbestçe faaliyette bulunur. … (3) Kuruluşlar, faaliyetlerinden yararlanmada üyeleri arasında eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasaklarına uymakla yükümlüdür. Kuruluşlar, faaliyetlerinde toplumsal cinsiyet eşitliğini gözetir. … (9) Kuruluşlar elde ettikleri gelirleri üyeleri ve mensupları arasında dağıtamaz. Ancak sendikaların grev ve lokavt süresince tüzüklerine göre üyelerine yapacakları yardımlar ile kuruluşların eğitim amaçlı yardımları bu hükmün dışındadır. (10) İşveren sendikaları, tüzüklerinde hüküm bulunmak ve şartları genel kurul kararıyla belirlenmek kaydıyla, işçilerin sigorta primlerinin işveren payının ödemelerinde kullanılmak ve nakit mevcudunun yüzde otuz beşini aşmamak üzere karşılıksız yardıma dayalı dayanışma ve yardım fonu oluşturabilir.” 28. maddesinde ise; “(5) Kuruluşlar, tüm nakdî gelirlerini bankaya yatırmak zorundadır. Zorunlu giderleri için kasalarında tutacakları nakit miktarı genel kurullarınca belirlenir. (6) Kuruluşlar, gelirlerini bu Kanunda ve tüzüklerinde gösterilen faaliyetleri dışında kullanamaz veya bağışlayamaz. (7) Kuruluşlar, yönetim kurulu kararıyla ve nakit mevcudunun yüzde onunu aşmamak kaydıyla; a) Yurt içi ve yurt dışındaki doğal afet bölgelerine doğrudan veya yetkili makamlar aracılığıyla konut, eğitim ve sağlık tesisleri kurulması amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarına, b) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile koordinasyon hâlinde, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 64 üncü maddesi ve 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrasında sayılanlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi hükümlerine göre nakdî tazminat ödenmesi veya aylık bağlanması hakkı bulunanlara, c) (Ek: 23/2/2017-6824/23 md.) Bakanlıkla yapılacak işbirliği protokolü çerçevesinde, kadın istihdamını destekleyici faaliyetler kapsamında kullanılması şartıyla Bakanlığa, ayni ve nakdî yardımda bulunabilir.” 29. maddesinde; “(1) Kuruluşların denetimi, kanun ve kuruluşun tüzük hükümlerine göre denetleme kurulları tarafından yapılır. Denetimde, yönetim ve işleyişin, gelir, gider ve bilançoların ve bunlarla ilgili işlemlerin kanun, tüzük ve genel kurul kararlarına uygunluğu incelenir. (2) Kuruluşların gelir ve giderlerine ilişkin mali denetimleri, en geç iki yılda bir 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre denetim yetkisine sahip yeminli mali müşavirlerce yapılır. Bu denetimin yapılmış olması, denetleme kurulunun yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.” 80. maddesinde; “Kuruluşlar hakkında, bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 4721 sayılı Kanun ile 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.” 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde; " Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır." 68. maddesinde; “Dernek üyeleri eşit haklara sahiptirler. Dernek, üyeleri arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, din ve mezhep, aile, zümre ve sınıf farkı gözetemez; eşitliği bozan veya bazı üyelere bu sebeplerle ayrıcalık tanıyan uygulamalar yapamaz. Her üyenin, derneğin faaliyetlerine ve yönetimine katılma hakkı vardır.” hükümleri yer almaktadır. Bu kapsamda sendikaların; tüzüklerinde yer alan konularda serbestçe faaliyette bulunabileceği, üyelerinin teknik ve mesleki eğitimi ve tecrübelerini artırmak için eğitim harcamaları yapabileceği, faaliyetlerinden yararlanmada üyeleri arasında eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasaklarına uymakla yükümlü olduğu, gelirlerini kanun ve tüzüklerinde gösterilen faaliyetleri dışında kullanamayacağı ve bağışlayamayacağı, grev ve lokavt süresince tüzüklerine göre üyelerine yapacakları yardımlar ile eğitim amaçlı yardımları haricinde elde ettikleri gelirleri üyeleri ve mensupları arasında dağıtamayacağı, Sendika yönetim kurulu kararıyla ve nakit mevcudunun yüzde onunu aşmamak kaydıyla yurt içi ve yurt dışındaki doğal afet bölgelerine doğrudan veya yetkili makamlar aracılığıyla konut, eğitim ve sağlık tesisleri kurulması amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarına ayni ve nakdî yardımda bulunabileceği açıktır. Soruda belirtilen işçi Sendikasının üyelerine seyyanen 500 TL nakdi yardım yapması, 2022 yılı için bayram harçlığı adı altında nakdi yardım yapılması, bu nakdi yardımın üyelerin banka hesabına yatırılması konusuna gelince, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve Sendika Tüzüğü hükümleri dikkate alındığında herhangi bir afet durumu söz konusu olmadan bunun hukuken mümkün olmadığı, Ancak Dünya genelinde ortaya çıkan Koronavirus (COVID- 19) pandemisi nedeniyle, salgından etkilenmeden veya en az etkiyle kurtulmayı temin amacıyla Ülkemiz genelinde gereken çalışmalar yapılmakta olup, bu kapsamda tüm sağlık hizmetleri öncelikli olarak söz konusu hastalığın önlenmesi, tetkiki ve tedavisine yönlendirilmiş olup söz konusu hassas dönemde özveriyle görev yapan sağlık çalışanlarının herhangi bir maddi kayba uğramalarının önlenmesi, motivasyon ve teşviki amacıyla bu durum doğal afet sayılarak sendikalar, yönetim kurulu kararıyla ve nakit mevcudunun yüzde onunu aşmamak kaydıyla; yurt içi ve yurt dışındaki doğal afet bölgelerine doğrudan veya yetkili makamlar aracılığıyla konut, eğitim ve sağlık tesisleri kurulması amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarına, Bakanlığa, ayni ve nakdî yardımda bulunabileceği, Sendika Genel Yönetim Kurulu tarafından sendika gelir ve giderleri ile üyelerinin eğitim ihtiyaçları gözetilmek suretiyle eğitim amaçlı tüm üyelere yönelik olarak nakit mevcudunun yüzde onunu aşmamak kaydıyla nakdi yardım yapılması kararı alınması ve bu kararın uygulanmasında üyeleri arasında ayrım yapılmaksızın eşitlik ilkesinin gözetilmesi gerektiği, bu şekilde gerçekleştirilecek faaliyetin de sendikanın sona erdirilmesine yol açmaması gerektiği, aksi durumun bu yönde karar alan yönetim kurulu üyelerinin yasal sorumluluğunu doğuracağı, hukuka uygun olmayan kararı alan ve bu suretle sendikayı zarara uğratan yöneticilere rücu edilebileceği, Sendikaların faaliyetleri ile üyelerine sağladıkları hak ve çıkarların üyeler arasında eşit şekilde ve objektif kriterler doğrultusunda sağlanması, gerek üyeleri ve gerekse üyesi olmayanlara karşı kanun ve tüzük hükümlerine uygun davranması ve usulü dairesinde yapılmasının zorunlu olduğu, kanun ve tüzük hükümlerine aykırı davranan yöneticilerin görevden el çektirilip sendikaya kayyım atanmasının hukuken mümkün olduğu, hukuka aykırılığın devam etmesi halinde ise sendikanın faaliyetlerinin durdurulabileceği ve Mahkemece kapatma kararının verilebileceği, Sendika Genel Yönetim Kurulunun 6356 sayılı Kanun ile diğer ilgili mevzuata uygun olarak faaliyetlerini yerine getirmesi, sendika ile üyelerinin hak ve hukukunun korunması, buna göre iş ve işlemlerin yapılması gerektiği mütalaa olunur. kaynak:birhaberim com