GÜNCEL
Giriş Tarihi : 28-12-2021 12:21   Güncelleme : 28-12-2021 12:27

Sağlık işçilerine şok üstüne şok...

Sağlık Bakanlığı Çalışanlarının Ücret Farklarını Ödemediği Gibi Üstüne Birde Avukatlık Ücretleri İstedi.

Sağlık işçilerine şok üstüne şok...

    İş sözleşmeleri boş bırakılan işçiler kesilen ücret farklarını talep ederken, Red alan davalar sonucunda şimdi de Bakanlık Avukatlarına borçlandılar vekalet ücretleri ödüyorlar.   

Çalışanlar “bizlere hakkınız ödenmez dediler ödemediler bir de üstüne para istediler” kendilerini mağdur eden, Sendikaya ve Yöneticilere seslendiler; "haklarımızı gasp ettiniz". 

     2018'de 4/D statüsü adı altında kadroya alınan sağlık isçilerinin yüzü bir türlü gülmüyor. Yıllarca kadro bekleyen işçiler bugün taşeron sistemini arar oldular.  

   Kadroya geçiş şartlarına göre mevcut hakları ile gecen işçiler imzalatılan boş iş sözleşmeler yüzünden 2019'dan bugüne kadar maaşlarını eksik almaktadır. Taşeron döneminde Asgari ücret + %10-50 gibi oranlar ile çalışan işçilerin bu oranları kadro sonrası ödenmedi kesildi.   

  Bakanlık tarafından kurumlara gönderilen iş sözlemlerinin ücret bölümünde Asgari ücretin %...... alır denilmesine rağmen doldurulmayarak çalışanların hakkı gasp edilmiştir.  

  Geçiş döneminde sözleşmelerin neden boş olduğunu soran işçilere yöneticiler tarafından" siz boşlukları doldurmayın, biz taşerondaki ücret oranlarınızı yazarak dolduracağız " denilmiş ve bugüne kadar da doldurulmamıştır.  

Sağlıkta yetkili olan Öz sağlık iş sendikasına ateş püskürdüler " 160 TL aidatı bizden niye alıyorsun” 

   Mağduriyetlerini dile getiren işçiler haklarımızı kimse korumuyor, dün asgari ücret farklarımız bugün gece zammı, teknik farklarımız kesildi, Kamuda olmamıza rağmen maaşlarımız vasıfsız işçi gibi Asgari ücret seviyesine geriledi. Sözde sendika var ama etkisi yok. Bugün binlerce çalışan karşı vekalet ücreti ödüyor niçin sözleşmesi boş olduğu için. 

   Çalışanlara sendikaya biz çözüm beklerken siz sözleşmeleri dolu olan işçilerden muvafakat name alarak avukatları aracılığı ile dava açma peşine düştünüz. Sözleşmesi boş olan işçiler diğerleri gibi sana aidat vermiyor mu diye sordu. 

  

    Yaşanan kayıplara karşı çalışanlar haklarını kendi imkanlarıyla yargıda ararken bir tokatta yargıdan geldi. Yargıtay kadroya geçişte ücret bölümü boş bırakılan iş sözleşmesini gerekçe göstererek, ücret kısmı boş olan işçiye ücret farkı ödenmez, sözleşmesinde %10-50 gibi oran yazanlarda ödenir demiştir. Hal böyle olunca yüzbinlerce işçinin davası red almış para alması gereken işçiler birde üstüne AVUKATLIK ücreti ödemek zorunda kalmıştır. 

Peki bunların sorumlusu kim?  

      Yargı mı, sözleşmeleri boş bırakan idareler mi? Yargıtay kararı sonrası soluğu idarelerde alan çalışan sözleşmelerinin doldurulmasını istemiş olumsuz cevap almışlardır. Tüm bu yaşananların karşısında sessiz kalan sendikaya da istifa ederek tepki göstermişlerdir. Çalışanlar kayıp ücretlerini ararken birde avukatlık ücreti ödemek zorunda kaldı.  

Konun uzmanı olan binlerce işçinin davasını yürüten ve sosyal medyadan da açıklamalar yapan Av Barış KALKAN’a süreci sorduğumuzda, "bir çalışanın emeklilik maaşına kadar etki edecek olan bu kesintilerin sorumlusu kim? Sözleşmeler boş, gece zammı yok, teknik farklar yok, sendika ise aidatının peşinde ortada yok, kısacası işçiler taşeron günlerini arar oldu " dedi.  

Aldığınız aidatların ve yetkili sendika olmanın hakkını verin. 

    Sendikaya da seslenen KALKAN;" aldığınız aidatların hakkını verin işçilerin sözleşmelerde boş bırakılan bölümünü doldurulmasını sağlayın. Yüz binlerce insanın emeği sömürülüyorken siz ve idarecilerin vicdanı nasıl rahat ediyor, nasıl rahat uyuya biliyorsunuz, herkes sussa dahi ben ve arkadaşlarım sonuna kadar bu davaların takipçisi olacağız. Emeği ve işçiyi korumaya devam edeceğiz" dedi.  

Eşitlik ilkesine aykırı. 

    Yargıtay'ın verdiği karar eşitlik ilkesine aykırı bir karardır. Bir iş yerinde aynı işi yapanlar arasında iki farklı sözleşme uygulanamaz, sözleşmesi dolu olan ile boş olan arasında doğacak ücret faklı iş kanunu da aykırıdır. Biz bunu kabullenmeyeceğiz.  Anayasa Avrupa nereye kadar gidilecekse gideceğiz derken, “çalışan arkadaşlarımızda idareleri görüşsünler dilekçeler versinler sözleşmeleri doldurmak için birlik olsunlar” dedi.  

 Süreç karşısında yaşanan kayıplara ek birde ceplerinden ücret ödemek istemeyen çalışanlar yetkililere seslenerek bizim için “kendi haklarınızı koruduğunuz gibi bizimde haklarımızı korumanız yeterlidir” fazlasını istemiyoruz derken, acilen çözüm beklemediklerini ifade ettiler.  

Sendikadan istifalara karşı 250 TL vaat. 

      Bunun yanı sıra acil çözüm bulunması gereken daha nice konular varken yetkili sendika işçilerin toplu sözleşmesinde kazanılmış fakat sendika tarafından korunamamış haklar neticesinde yıllık bazda oluşan 7.000-10.000 TL arasındaki maaş kayıplarını örtbas etmek, 2023 yılında yeni yapılacak olan sözleşmede yetki alabilmek adına Ramazan ve Kurban Bayramı'nda bir defaya mahsus işçiye, 250 TL vereceği taahhüdünde bulunarak istifalara bir nebze olsun engel olacağını düşünmektedir. Fakat verilen vaat gerçekleşse bile işçinin yıl içerisindeki kaybı ile boy ölçüşemez olduğu muhakkaktır.  

     Bu vesile ile yetkili sendika ve bu konudaki yetkili yöneticilere tekrar çağrı yaparak, işçiyi ve kamuyu zarara uğratmak mahkeme kapılarında süründürmek yerine bir sulh hali oluşturulması çalışanların haklarının verilmesi adına, gerekli çalışmaları yapmalarını tüm işçi ve emekçi kardeşlerimiz adına talep ediyoruz.